12 Kasım 2016 Cumartesi

İki Mükemmel Hata - Fatih Murat Arsal (GKBT) Kitap Yorumu



Fatih Murat Arsal yıllar önce e-kitapları ile tanıştığım bir yazar olmuştu. Normalde tercih etmem bu tarz bir okumayı gözlerim hemen ağrımaya başladığı için ama yazarın kalemi o kadar çok hoşuma gitmişti ki kısa bir sürede bitirmiştim edinebildiklerimi. Sonra arkadaşımdan Nefretten Sonra kitabını almıştım o zamanlar ilk baskısı şimdikinin iki üç kat eksiği bir şeydi, tadı damağımda kalmıştı, gerçi ilk çıkan Ephesus baskısının kalınlığına rağmen tadı damağımda kalmaya devam etti.




Yorumumda pek fazla detay vermek istemiyorum. Çünkü yazarın sevdiğim yazım özelliklerinden biri de olayları direk son bıraktığı yerden değil de tazeleme açısından öncelerden almaya başlaması. İki Renk Aşk, serinin ikinci kitabı olmasına rağmen ilk kitaptan da büyük ölçü de kısımlar içeriyor benim gibi çabuk unutan biriyseniz bayağı yardımcı olacak yani olayları tekrardan yakalamanıza.

Yazarın kalemini çok seviyorum, oldukça güçlü ve akıcı ama bu kitap, uzun zamandır okuduğum ilk FMArsal romanı olduğundan mıdır bilemiyorum ama yazımındaki gelişmeleri fark ettim, daha akıcı, daha başından ayrılamayacağınız, daha bir oturuşta kitabı bitirecek hale gelebilmenize sebep olacak bir kalem. Profesyonel bir yazar kendisi ama ne demişler insan gelişmeye devam eder, kalemi daha bir güçlenmiş ki bir sonraki kitabı gelse de okusam dedim.

Sizi duygu tufanına sürükleyecek bir kitap. Ben başlarda şahsen bayağı bir güldüm. Özellikle Ayça’nın Ayhan hakkında ki yanlış anlamasını düzeltmemesi ve Ayhan'ın bundan sonuna kadar faydalanmasını okurken bayağı bir eğlendim.  Sonraki bölümler bayağı acıklı ki ilk kitapta ağlamama ramak kalmıştı. Kısacası  art arda farklı duygulara kapılmanıza neden olan bir roman.

Kapağına değinecek olursam gerçekten çok hoş, göz yormayan zarif bir tasarım olmuş. En beğendiğim FMArsal kapakları zaten iki renk aşk ve şimdi iki mükemmel hata oldu. Beyazla beraber kitaplığımda ayrı bir zarafetle duruyorlar. Okurken bir imla hatası vs. karşılaşmadım varsa bile görmedim. Akıcılığına kapılmamak imkansız.

            Ne demişler, aşkı okumak istiyorsanız bir de aşkı anlatan adamdan okuyun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder